Ana Sayfa Sondakika, Yazarlarımız 13.05.2020 2296 Görüntüleme

Korona Fobi Literatüre Yeni Girmiş Bir Korku

DR.AYKUT YIKIN UZM.KL.PSK-TIP DOKTORU 12.MAYIS.2020

Korona Fobi
Literatüre Yeni Girmiş Bir Korku

Koronavirüsle yeni bir kavram hayatımıza girdi. Bu yeni hastalığı korona-fobi diye
adlandırdık. Bu fobiler-korkular insanda kaçınma davranışlarını ortaya çıkarabiliyor ve
gündelik hayatımızı önemli ölçüde etkiliyor. Burada kontrollü bir kaygı önemlidir. Ama her
şeyden önemlisi stresin kontrol edilmesi çok elzemdir.
Bu korkuların muhakkak biyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan doğuracağı ve uzun yıllar
bilim adamlarımızı, meslek profesyönellerini ve bu hastalığa kapılan kitleleri
normalleştirmede sorunlar yaşanacağını öngörmekteyim.
MİZOFOBİ (Mikrop korkusu) :
Tıbbi literatürde mikrop kapmaktan aşırı korkmak olarak nitelendirilen bu tip hastalar
normalde düşük oranda bulunmaktayken, korona virüsle artacağını düşünüyoruz. Tüm
fobiler insanların hayatlarını kısıtlayıcı rol oynar. Önemli olan korkulan nesneye karşı duyulan
korkunun orantısız oluşu sorun teşkil eder. Normalde sağlıklı kişiler de böyle tanınmadık bir
etkenle karşılaşınca stres yapar. Ama bu hastalar stresle beraber telaşe ve panik yaparlar. İşte
normal korkuyu fobiye dönüştüren nokta bu. Stresi kontrol edememek
Korona virüs gibi tanınmayan, kontrol edilmeyen durumlarda insanlarda doğal olarak
kaçınma davranışları ortaya çıkar. Kaçınma davranışlarında abartıya kaçmak, bir süre sonra
kişinin yaşam alanını kısıtlamaya başlar. İnsanlar ailesiyle olan ilişkilerinden, sosyal
temaslardan, toplantılardan, işinden, kalabalık içine girmekten kaçınmaya başladığında
içindeki çaresizliği pekiştirmeye başlar. Ya bana bulaşırsa, ya nefes alamazsam, ya yoğun
bakımda entüme olursam, ya ölürsem bu korkular hele de sosyal medya ve ulusal televizyon
kanallarıyla da daha da körüklenirse fobi kalıcılık arzetmeye başlar. Kapı kollarına
dokunmamak, gereğinden uzun süre el yıkamak, ha bulaştı ha bulaşacak, acaba bulaştı mı ?
acaba içim darlanıyor göğsüm sıkışıyor korona oldum mu ? hastaneye gidip test yaptırsam mı
? Acaba hastaneye gitsem ya değilsem orda kaparsam. Birden çok paradoks beyinde
çevrilmeye başlar. Anksiyetenin her türlü versiyonu ortaya çıkmaya başlar.
Bir bakarsınız, eyvah öksürüyorum, kesin korona oldum, Göğsüm daralıyor, nefes
alamıyorum çarpıntım da başladı ile giden panik atak nöbetleri,
Bir bakarsınız, ya mikrop bulaştıysa ya ölürsem, biliyorum bir şeyim yok ama bu
düşünceyi kafamdan atamıyorum şeklinde obsesyonlar.Ya korona olduysam ben gencim bana bir şey olmayabilir ama ya anneme ya da
babama bulaştırırsam, ya onlara bir şey olursa kaygıları
Bugün markete gittim tezgahtar kız tam para üstü verirken öksürdü, eyvah ne
yapmalıyım. Ya bana bulaştıysa diyerek ortaya çıkan korona fobi mizo fobi…..
Ne yapmalıyız ?
Eğer korona fobi geliştiğini düşünüyorsanız öncelikle geçmiş olsun . Artık yeni bir sağlık
sorununuz var demektir. Peki korona fobi olmamak için ne yapmalıyız ?
İnsanlar doğuştan her türlü durum karşısında 3 mizaç sergilerler. Bunlardan ilki
vurdumduymazlık, ikincisi aşırı korku ve kaçınma, üçüncü olarak ta akılcı yaklaşım sergiler.
Vurdumduymaz insanlar hiçbir şeyi ciddiye almazlar, onlara bir şey olmaz. Herküldür,
süpermendir onlar. Genleri onları korur. Küçücük mikrop ne yapar ki onlara. Hiç bir tedbir
almadan Allah ne verdiyse diyerek aşırı kaderci yaklaşımla hareket ederler. Bir dönem
magazinel basında çok sık görmüştük, rus bayanlarla birlikte olurken muhabir korunuyor
musunuz diye sorduğunda “hamsi yiyoruz bize bişey olmaz” diyorlardı. Pozitif inançları belki
de gerçekten koruyordu.
Aşırı korkan insanlar ise, tehlike arzeden bir durum karşısında kaygı geliştirir, kaygıyı
korkuya, korkuyu endişeye, endişeyi de eli ayağına dolaştırıp paniğe çevirirler. Bunlar garip bir
gizli ağ kurmuştur, kendileri gibi panik kişilerle birbirlerini gazlayıp, korkularından öğrenilmiş
çaresizlikler çıkarır. Korkusunun üzerine gitmek yerine, güvenli bir kaçınma davranışı geliştirir
örneğin markette alış veriş yapan biri eve geldiğinde bütün poşetleri çamaşır suyuyla yıkar,
peşine eline çamaşır suyu döker marketten aldığı para üstünü yıkayıp kızgın ütüyle ütüler ve
“bunları yapmasaydım bana kesin korona bulaşırdı” dediğinde yaptığı davranışlar kısa bir
süre onu rahatlatacaktır belki ama, ona çaresiz olduğunu kafasına kazıyacaktır.
Akılcı yaklaşım nedir ? Akılcı yaklaşım ise kaygıyı hissettiğinde durup durumu
değerlendirmek, yapılabilecek önlemleri almak, telaşa kapılmak yerine “ karşımda
tanımadığım bir mikrop var, bulaşma yolu insandan insana temas, giriş yolu ağız ve burun ise
insanlarla arama mesafe koyar, maskemi takar, şüpheli temasta 20 sn ellerimi yıkar veya
dezenfekte edersem, bana bulaşı riski sokakta karşıdan karşıya geçerken bana araba çarpması
riski kadar. Ben tedbirimi alayım gerisi nasip diyen tevekkül inancıdır.
Aradaki farklar ise; vurdumduymaz davrananlar kaderci, aşırı korkanlar kaygılı, akılcılar
da tevekkülcülerdir.Velev ki; korona fobi ya da korona panik oldunuz o zaman ne yapacaksınız ? Mutlaka
profesyonel destek almalısınız. Ya ilaç desteği veya terapi görmelisiniz. Kendi başınıza işiniz
zor.
Kalın sağlıcakla

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Telif hakkı için seferdemir81@gmail.com adresine mail atın 24 ile 48 saat içerisinde haber sistemden kaldırılacaktır. www.haberözel.com
Hazır Site by Uzman Tescil