Organik Tarım

Kimyasal ilaçlar, kimyasal gübreler, pektisitler, insektisikler, çevreden gelen zehirli gazlar, sıvılar derken soluduğumuz hava gibi yediğimiz içtiğimiz şeyler de zehir saçmaya başladı.
Nedendir bilinmez ama yıllarca bunu sorgulamadan şekli şemalı düzgün, daha parlak, daha iri, daha al benili diye hormon ve kimyasal zehirlerle iç içe yaşam sürdük.
Ülkelerin artan nüfuslarına karşı daha ucuz ve bol gıda elde etmeye yönelik politikaları, zararlı girişimlere göz yummaya başlamıştı. Ta ki insanlarda kanserler, otoimmun hastalıklar bitkilerde döllenmeyi sağlayan arı nesilleri azalmaya başlayana kadar. Toplumsal eğitim düzeyinin artması ile sorgulayan nesil ortaya çıkınca her şeyde organiğe dönüş başladı
Çinde kimyasal karışımı bir sıvının içine dökerek suni marul yapımı videosunu izlediğim gün, benim aydınlanma, kuantum sıçraması yaşadığım gün olmuştu.
Neler neler bulmuştum. Fabrikada üretilen arının üretmediği ballar. Televizyon kanallarında beş kilosu yüz lira. Yanında çakı bıçak cep telefonu kılıfı hediyeli. Ocak ayında yenilen domates mesela. Bir televizyon programında izledim. Antalyada bir serada ağaç gibi olmuş domates ağacı. yaprakları var üstünde çiçek bile yok. Aylardan ocak. adama istanbuldan 150 ton sipariş geliyor. Çiftçi bir şişe çıkarıyor bitkiye veriyor 5-6 gün sonra yeşil domatesler hazır ve kamyona yerleştiriliyor. Yolda istanbula gidene kadar kızarıyor. Aklım durdu bir anda. Korku filmi gibi bir şey. Biraz daha araştırdım. Yurt dışı yayınlarda israilden aldığımız dışı kırmızı boyalı tohumların, normalde mayıs-haziran gibi çiçek açıp meyveye dönmesi gerekirken gen teknolojisi ile soğukta da meyve verebilmesi için tohumun içine Norveç Uskumrusunun soğuğa dayanıklılık genleri enjekte edildiğini öğrendim.
Bu tonlarca para verip aldığımız domates tohumlarının ertesi sene tekrar tohum vermesini engellemek için meyve içindeki çekirdeklerin büyümediği ve tohumda dışa bağımlı olduğumuzu farkettim.
İthal doğumlu domatesi ekerseniz, tohumundan ertesi yıl meyve alamazsınız. En iyi ihtimalle küçük çeri domatesi elde edebilirsiniz.
Bu tohum kartelleri, bizim gibi gelişmekte ya da az gelişmiş ülke yöneticilerini parayla satın alıp, istedikleri gibi yasal düzenlemeler yaptırıp, yerli tohum eken üreticiye ceza yazacak kadar konuyu ileri götürmüştür.
Kuş gribi dediler, yerli tavuk ve yerli yumurtamızı elimizden aldılar, daha sonra da yerli tohumumuzu elimizden aldılar. Kendi ellerine mahkum hale getirdiler.
Toplum bilinci arttıkça insanlar organik tarıma yönelmeye daha doğala ve daha sağlıklı üretime geçmeye başladılar.
Yapılan tarımın organik mi, kimyasal mı olduğunu denetleyen firmalar bile çıktı. Eskinin eciş bücüş ama organik ürünleri daha fazla ilgi görmeye başladı.
Çığ gibi büyüyen kanserlerin, otoiümün hastalıkların, karaciğer böbrek yetmezliği, alzheimer, demans, diyabet ve kalp hastalıklarını önlemek istiyorsanız, doğanın size organik ürünleri yetiştirip tüketin.
Eskiden tütün ekilen yerlerde bu kadar kanser ve hastalık görülmezken, virginia tütünü ekimi ve ilaçlamaları olan yerlerde, nerdeyse her evde bir kanser hastası olmaya başladı.
Bu yüzden ellerinizde eski bizim yerli tohumlarınız varsa çoğaltın, dağıtın ve organik hayvan gübreli tarıma tekrar geçin. Aksi takdirde tohumlarımız kaybolacak

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Telif hakkı için haber@haberozel.com.tr adresine mail atın 24 ile 48 saat içerisinde haber sistemden kaldırılacaktır. www.haberözel.com.tr
Hazır Site by Uzman Tescil